İslam Ve Karma Felsefesi


Giriş

Yalnızca Kuran'ı rehber edinenler, batıl olan inançlardan tamamen uzaklaşır, dünyada ve ahirette sonsuza dek sürecek güzel bir yaşama sahip olmayı umut edebilirler.
İslam ve karma
 
Doğu dinleri, akıl ve mantık dışı birçok inancı ve uygulamayı barındırıyor olmasına rağmen, sahip olduğu gizemli ve mistik hava nedeni ile insanların ilgisini çekmektedir.
Günümüzde insanların büyük bir bölümü, dünya üzerinde yaşanan kaostan, kargaşadan, kavgalardan, sıkıntılardan, insaniyetsizlikten, çekişmelerden, samimiyetsizliklerden, bencilliklerden ve yalancılıktan uzaklaşmanın, huzur, güven ve barış içinde bir hayat kurmanın yollarını aramaktadır.
Bu amaçla bir arayış içine giren bazı kişiler özledikleri huzur ve mutluluğu, Hinduizm ve Budizm gibi dinlerde bulabileceklerini zannederler. Doğu dinlerinin gizemli ve mistik havası, meditasyon benzeri uygulamaları ve bu dine mensup olan kişilerin tavırlarındaki, giyimlerindeki, konuşmalarındaki ve ibadet şekillerindeki farklılık birçok insanın bu dinlerden etkilenmelerine neden olmaktadır.

Karma İnancı Nedir?

Karma, kamuoyunda oluşturulan mistik ve gizemli hava nedeniyle insanların ilgisini çeken batıl bir felsefedir. Birçok yönüyle insan aklına, vicdanına ve fıtratına aykırıdır.
Karma felsefesi
Karma felsefesi, her ne kadar insanları güzel ahlaklı olmaya teşvik ediyor gibi görünse de, bu felsefe temelde ahiret inancı ve Kuran'da tarif edilen birçok imani konu ile çelişir.

Karma İnancına Göre Reenkarnasyon

Karma inancında, insanların öldükten sonra başka bir beden ile tekrar dünyaya geldiklerine, yani reenkarnasyona inanılır. Bu, hiçbir delile dayanmayan, tamamen batıl bir inançtır.
Karma felsefesinin bir sonucu olarak reenkarnasyon, -yani bir insanın öldükten sonra başka bir bedenle dünyaya tekrar geldiği- inancı Hint dinlerinde çok köklü olarak yerleşmiştir. Karma ve reenkarnasyon arasındaki ilişki Dinler Tarihi isimli kitapta şöyle açıklanmaktadır:

Karma İnancına Göre Ahiret

Karma inancının kabul edildiği dinlerde ahirete iman yoktur. Bu, Karma felsefesinin bir başka batıl yönüdür. Gerçekte ise, her insan ölümle birlikte, sonsuz ahiret hayatını yaşamaya başlayacaktır.
Karma inancının yer aldığı dinlerde ahiret inancı yoktur. Önceki bölümlerde de anlattığımız gibi, bu gerçek dışı iddiaya göre bir insan her ölümünden sonra tekrar dünyaya gelir ve bu dönüşüm sürekli devam eder.

Karma İnancında Dünya Hayatı

Karma inancına göre, dünya hayatı hiç bitmez. Ölen bir insan, başka bir bedenle tekrar bu dünyaya geri döner. Ancak bu doğru değildir. Ölümle birlikte, her insanın dünya hayatı sona erer ve ahiret hayatı başlar.
Daha önce de belirtildiği gibi Karma inancına göre bu dünya hayatında iyilik yapan bir sonraki hayatında iyilikle, kötülük yapan ise kötülükle karşılık bulacaktır. Dolayısıyla Karma inancında dünya hayatı, bir önceki hayatın bir sonucu ve bir sonraki dünya hayatının nedenidir. İlk bakışta, ölümden sonraki yeni hayata dair bu beklentinin, Karma inancına sahip insanların güzel davranışlarda bulunmalarına sebep olacağı düşünülebilir. Yani Karma felsefesine inanan insanların, bir sonraki hayatlarında iyilikle ve güzellikle karşılık bulmak için güzel davranışlar göstermeye, kötülüklerden uzak durmaya çalışacaklarına inanılabilir.

Karma İnancına ve Kuran'a Göre Kader Anlayışı

Karma felsefesinde kadere iman yoktur. Oysa, her insan Allah'ın kendisi için yarattığı kadere tabidir ve kaderini değiştirmesi mümkün değildir.
Dünya hayatı
 
Her insan, doğar, büyür, yaşar ve ölür. Ve ilk insandan günümüze kadar her insanın doğduğu andan itibaren yaşadığı ve yaşayacağı her olay kaderindedir. Kader, Allah'ın ilmidir. Hepimizin kaderini belirleyen herşeyin yaratıcısı, sonsuz ilim ve kudret sahibi olan Rabbimiz'dir. Bu yüzden samimi olarak iman eden insanların gelecekten veya geçmişte yaşananlardan endişe duyması son derece gereksizdir. Allah salih kulları için herşeyi hayırla yaratmaktadır.
Karma inancının kader hakkındaki anlayışı da son derece sapkındır. Karma'ya göre, bir insanın kaderi kendi elindedir. Dinler Tarihi isimli kitapta bu kader inancı şöyle açıklanmaktadır:

Gerçek Huzur Ve Mutluluğun Kaynağı Allah'a Ve Kadere Teslim Olmaktır

İnsanlar, karma inancında mutluluk ve huzur bulamazlar. Çünkü gerçek mutluluğun ve kesintisiz huzurun kaynağı yalnızca Allah'a ve Allah'ın yarattığı kadere teslim olmaktır.
Daha önce de vurguladığımız gibi, insanların Karma gibi felsefelere ilgi duymalarının nedenlerinden biri, yaşantılarındaki sıkıntılardan, huzursuzluklardan, mutsuzluklardan kurtulma isteğidir. Birçok insan bunun için kendince bazı yollar ve yöntemler dener. Oysa gerçek mutluluğun ve huzurun tek kaynağı; insanın kendisini yoktan var eden, kendisine hiçlikken bir can veren, sayısız nimetle rızıklandıran, sonsuz merhamet ve şefkat sahibi, iyiliğin karşılığını iyilik olarak veren, koruyucu ve esirgeyici, herşeyi hayır ve adaletle yaratan Allah'a teslim olması, O'nun sınırlarını koruması ve hayatının her anında O'nun rızasını aramasıdır.

Karma Adalet Sağlayamaz,
Gerçek Adalet Sahibi Olan Allah'tır

Karma, sadece bir kavramdır; adalet sağlayacak bir güç ve bilince sahip değildir. Gerçek adalet sahibi ise sonsuz şefkatli ve merhametli, üstün ve güçlü olan Yüce Allah'tır.

Allah'ın En Son ve Hiç Değişmeyen Vahyi: Kuran

Kuran, tüm insanlık için tek rehber, tek yol göstericidir. Ve vahyedildiği günden bu yana hiçbir değişikliğe uğramamıştır.
Daha önce de belirtildiği gibi insanların büyük bir bölümü, gerçekte dinin özellikleri olan sevgi, barış, huzur, dostluk, merhamet, şefkat gibi özellikleri hak dinin dışındaki yollarda, örneğin Karma gibi felsefelerde ararlar. Oysa, bunlar batıl ve sapkın inanışlardan kaynaklanan felsefelerdir. İnsanın fıtratını, nasıl mutlu ve huzurlu olacağını bilen ise onu yaratan Allah'tır. Dolayısıyla insan için en doğru ve en güzel yol, Allah'ın kendisine gösterdiği yoldur. Allah, kulları için seçtiği hak yolu ve dini ise son vahyi olan Kuran'da bildirmiştir. Allah Kuran için "Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici olan bir Kitaptır." (Bakara Suresi, 2) diye bildirmektedir.

Sonuç

..."Kitap bize de indirilseydi, elbette onlardan daha çok doğru yolda olurduk" dememeniz (için) işte size Rabbinizden apaçık bir belge, bir hidayet ve bir rahmet gelmiştir.
(Enam Suresi, 157)

Ek Bölüm 1: Kuran Mucizeleri

…Şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir. Gerçekten o (Kur’an), alemlerin Rabbinin (bir) indirmesidir.
(Şuara Suresi, 191-192)
İndirildiği günden kıyamete dek, insanlığın yegane yol göstericisi olan Kuran'ın eşsiz üslubu ve içerdiği üstün hikmet, onun Allah'ın sözü olduğunun kesin bir delilidir. Bu özelliklerinin yanı sıra, Kuran'ın, Allah katından indirildiğini gösteren pek çok mucizevi özelliği de vardır. Bu özelliklerden biri, ancak 20. yüzyıl teknolojisiyle eriştiğimiz bazı bilimsel gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran'da bildirilmiş olmasıdır.